Cemre nedir?

İlkbahara doğru önce havada, sonra suda, nihayet toprakta, yedişer gün arayla meydana gelen sıcaklık yükselişidir.

Yanmış kömür parçası, kor. Hacıların Mina denilen mevkide şeytan taşlaması. Eskiler, seneyi kış ve yaz günleri diye ikiye ayırmışlardır. Kış günlerine Kasım, yaz günlerine ise Hızır denirdi. Kasım günleri Miladi 8 Kasımda girer ve 179 gün (Şubat’ın 29 çektiği sene-i kebise denilen artık senelerde 180 gün) sürer.

Hızır günleri de 6 Mayıs' ta girer ve 186 gün sürer. Cemrelerin düşüşü Kasım günlerinde olur. Birinci Cemre Kasımın 105’ inde havaya. İkinci Cemre 112’sinde suya. Üçüncü Cemre 119’unda toprağa düşer. Bu günler 20 Şubat, 27 Şubat ve 6 Marta (Şubatın 29 çektiği 4 senede bir 5 Mart' a) rastlar.

Cemrelerin eski takvimlerdeki Arapça karşılığı "Cemre-i ula beheva", "Cemre-i saniye beab" ve "Cemre-i salise behak" şeklinde yazılırdı. Cemreler kışın soğuk günlerini geride bıraktığımızın müjdecisidir. Arapça kökenli olan cemre kelimesinin hikayesi vardır. Arap insanlar havalar ısındığı zaman yüksek yerlerde yaşarlar. Kış ayları geldiğinde ise düzlük yerlerde yaşamaktalardı. Düzlük yerlerde ortaya büyük bir çadır yapılır.

Bu çatırda birlikte yaşarlardı. Çadırın hemen dışında küçükbaş hayvanlar daire şeklinde yerleştirilir. Küçükbaş hayvanların dışına da develer yerleştirilirdi. Kış geldiğinde birisi kendileri için diğer ikiside küçükbaş hayvanlar ve develer için olmak üzere üç ateş yakarlardı. Havaların ısınmasıyla birlikte bu ateşler birer hafta arayla dışta içe doğru söndürülmüştür. Böylece havaların ısınması halk dilinde havaların ısınması anlamına gelmiştir.

Cemrenin ilkbahar başlamadan hemen önce 7 gün arayla havaya, suya ve toprağa sırasıyla düştüğüne inanılır. Bu düşen cemreler sayesinde hava, su ve toprak ısınır. 19-20 Şubat tarihlerinde havaya 26-27 şubat tarihinde suya 5-6 mart tarihinde ise toprağa cemre düştüğüne inanılmaktadır.

Halk cemrenin düşüş sırasına göre önce havanın ısındığına sonra su ve yerin ısındığına inanır. Ancak bu coğrafi bilgilerle çatışmaktadır. Çünkü; güneş ışınları önce toprağı ısıtmaktadır. Yerden yansıyan ışınlar havayı ısıtır. Bunu örnekleyecek olursak dağların yüksek kısımlarının kar olması ve buralarda havanın soğuk olmasını verebiliriz. Halk arasında cemre düşmesiyle birlikte Hıdırellez ve nevruz kutlamaları başlamaktadır.

Cemre düşmesi Türk kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Kültür ve edebiyat alanında kendine yer bulmuştur. Osmanlı zamanında Divan şairleri cemre zamanlarında önemli kişilere övgü şiirleri yazarlardı. Bu şiirlere ‘cemreviye’ denilmektedir. Meteoroloji olarak ele alacak olursak ısınma sırası toprak, hava ve su şeklinde gerçekleşmektedir. Cemre düşmesi tecrübelere dayanan bir inanış olsa da bazen cemrenin düştüğü günlerde havalar soğuyabilmektedir.

Ülkemiz incelendiğinde özellikle Marmara Bölgesinde cemre düştüğü zaman havaların %80’e varan oranlarda ısınmaktadır. Sonuç olarak cemre düşmesinin modern meteroloji ile ilgisi fazla bulunmamaktadır. Küresel ısınma ve atmosfer olayları mevsimlerin değişmesine neden olmuştur.  Bu tür olaylar cemrenin geçerliliğini yitirmesine sebep olmuştur. Ancak belirtmek isterim ki cemre düşmesi olayı yüzyıllar öncesinden itibaren halk tarafından gözlenilmiş ve tecrübelere dayandırılmış bir olaydır.

Sözlükte "cemre" ne demek?

Şubat ayında, önce havada, sonra suda ve en sonra toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.

Son eklenenler

say